İstanbul İçin Kentsel Dönüşüm: Geçmiş olsun…

Tarih 26 Eylül 2019. Saat 13.59… İstanbul Silivri açıklarında 5.8 büyüklüğünde (orta büyüklük) bir deprem meydana geldi. Şehirde kısa süreli bir panik yaşandı. Aşırı yoğunluktan cep telefonu şebekeleri çalışamaz hale geldi. Kimse kimseden haber alamadı. Depremden kısa süre sonra şehrin belirli yerlerinde trafikte sıkışmalar gözlendi. Çok şükür ki yalnızca sekiz kişi hafif yaralandı. Çok az binada hafif hasarlar meydana geldi. Ölüm olmadı.

Öncelikle hepimize geçmiş olsun. Tüm kötü yönlerine rağmen bu deprem, İstanbul için paha biçilmez bir tatbikat da oldu aynı zamanda. Yetkililerin de yaptığı açıklamalara göre bu aslında şehrin zayıf yönlerini birebir görüp yaşamamız için çok çok kıymetli bir tecrübe.

Bugünkü yazımızda, olası bir depremde ayakta duracak bir şehir için en önemli çözüm kalemi olan kentsel dönüşüme değinmek istiyoruz.

Çözüm: Planlı ve sağlıklı bir kentsel dönüşüm

Dün yaşanan deprem İstanbul’da yaklaşık 40.000 civarında binanın böyle bir afete dayanamayacağını yeniden hatırlattı. Bu hatırlatma sayesinde bu yapıların sağlıklı bir şekilde yıkılarak yerine yenilerinin yapılması ve doğal olarak kentsel dönüşüm süreci akıllara geldi.

1999 depreminin üzerinden tam 20 yıl geçti. O günden bugüne kadar birçok çalışma yapıldı kuşkusuz. Yönetmelikler düzenlendi, yapı denetim mekanizması elden geçirildi, vb. Ancak maalesef yapılan bu çalışmaların etki alanı çok kısıtlı kaldı. Dün olan depremde yeniden fark edilen buydu aslında. Halen İstanbul’da 40.000 civarında, olası bir depremde yıkılması muhtemel yapıdan bahsediliyorsa bir şeyler eksik yapılmış demektir.

Kentsel dönüşüm değil yerinde yenileme…

20 yıl içerisinde kentsel dönüşüm adı altında yapılan neydi? Bizce bunun cevabı yerinde yenileme çalışmasıydı. Yapılan tüm çalışmalar büyük oranda parsel bazında yapıldı. Bırakın bölge veya mahalle bazında yapılmasını, ada bazında bile yapılamadı.

Oysa kentsel dönüşüm demek, parsel bazında yenileme yapmak demek değildir. Bir kentin yolları ile, yeşil alanları ile, nüfusu ile yeniden yerleşiminin tasarlanması sürecidir. Bizce bu süreç iyi yönetilemedi. Üstelik parsel bazında yapılan müteahhitlik işleri beraberinde rant problemlerini de getirdi. Daha fazla satılabilir alan için kentsel dönüşümle ilgisi olmayan çalışmalar yapıldı. Bizce bunun en iyi örneği İstanbul’daki Fikirtepe’ dir. Daracık sokakların etrafındaki parsellerde veya adalarda gökleri delercesine yükseltilen bloklar, mevcut yolların kaldırmasının mümkün olamayacağı bir nüfusun bölgeye iskan edilmesine neden olacaklar. Yaşanacak trafik sorunları ve altyapı sorunları da cabası. Sırf Fikirtepe’ye su tedarik edebilmek için Uzunçayır üzerinden kocaman boruların ve büyük betanorme payandalarının inşaatı halen devam ediyor.

İşte tüm bu manzaranın nedeni, kentsel dönüşüm yerine rantsal dönüşüme öncelik verilmiş olmasından…

Geç ama güç değil…

Yerel yönetimlerin bugünden tez yok bir kriz masası oluşturması lazım. Derhal etkin ekipler kurulmalı. Kentsel tasarım çalışmaları fenni olarak yapılmalı. Hızlı ve doğru bir planlamaya ihtiyaç var. Bir taraftan olası bir deprem senaryosuna hazırlık yapılmalı, diğer taraftan kentsel yenilemeye hemen başlanmalı. Bunun için öyle parsel ya da ada bazında değil, en düşük mahalle bazında çalışmalar yapılmalı. Bu işlere başlanması zor değil inanın… Geç ama güç değil… Yarın daha da geç olmadan işe koyulmak lazım.

Kamu desteği şart!

Burada devletimizin desteği çok önemli. Evet, her şeyi devletten beklememek lazım ama devletimizin de kurumları ile bu çalışmalara öncülük etmesi, kaynak yaratması, öncülük yapması şart. Yerel yönetimlerimizin desteğe çok ihtiyaçları olacak. Hele ki mevcut borçlarından dolayı yönetilemez hale gelmiş olan belediyelerimizin acilen yeniden ayağa kaldırılmaları gerekiyor.

Sağlıklı bir kentsel dönüşümü destekliyoruz

Nüfusun tam olarak ve sağlıklı bir şekilde yerleştirildiği, yollarıyla, parklarıyla, alt yapısıyla birlikte çocukların mutlu bir şekilde yaşayabileceği, güzel İstanbul’un dünyanın marka değeri en yüksek kentine dönüştürüldüğü bir kentsel dönüşümün yapılmasını arzuluyor ve destekliyoruz.

Sağlıklı şehirlerde yaşamak dileğiyle…

Esen kalın…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın